Connect with us

İzmir Haber

Keman Nedir? İzmir Keman Kursu

Published

on

Keman Nedir? İzmir Keman Kursu

Keman yaylı çalgılar ailesinin en ufak ancaken etkinidir. Etkin sesi ve ses genişliği dolayısıyla solo çalgı olan keman, diğer yaylı enstrümanlara göre daha fazla dokümanlara etüt eser vb sahiptir.

En başta tüm yaylı çalgılar gibi perdesiz olduğu için öğrenimi zor olan keman eğitimi, kurumumuzda teknik ve kulak eğimini destekleyici bir eğitimle kafanızı kurcalayan kemanı ne kadar zamanda çalabilirim problemini eğlenceli ve öğrenciyi teşvik eden bir çalışma süreciyle cevaplandırmayı hedeflemektedir.

Başlangıç olarak gsf ve konservatuvar müfredatıyla birebir olan klasik batı müziği eğitimimiz ile öğrencilerimize doğru tekniği ve doğru notasyonu sağlamak amaçlanır. sonrasında öğrencimizin isteği üzerine derslerimiz şekillenmektedir.

İzmir’de En iyi Keman Kursu hakkında bilgi almak için whiteclub  keman kursu sayfasına tıklayarak ulaşabilirsiniz.

İzmir Keman Kursun’da Keman Çalmayı Ne Kadar Sürede Öğrenirim?

Keman öğrenimi ilk başlayanlar için zor görünse de diğer yaylı çalgılarına göre daha hızlı bir öğrenim süreci gösterir. Bunun nedeni çalgının popülaritesi ile artan eğitim materyallerinin fazlalığıdır. Diğer bir deyişle, keman öğrenim teknik metotların çok olmasıdır. Keman çalmak, bilinçli, donanımlı, iyi aktarıcı bir öğretmenin düzenli ve doğru çalıştırmasıyla yaklaşık 3 ay gibi bir zamanda öğrenirsiniz. Bu süre sonunda öğrenci, istediği tarzdan parçaları kendi başına çalabilir hale gelmektedir. Tabi ki tüm enstrüman eğitimlerinde olduğu üzere, başarı tamamen  çalma arzusu ve istekle kalmayıp, öğrencinin kendi disiplinli çalışma planıyla mümkündür.

İzmir Keman Kursu Neden Keman Eğitimi Almalıyım?

Tarih boyunca sayısız bestenin yapıldığı keman, solo bir enstrümandır. Bunun yanı sıra keman her tarz amatör veya profesyonel müzik guruplarında boy gösterdiği için popülaritesi çok yüksek bir çalgıdır. Keman eğitimi diğer yaylı çalgılar gibi insanın bireysel gelişiminde çok büyük bir rol oynar. Öncelikle insanı çoklu düşünce yöntemine zorlar. Keman çalmak isteyen bir bireyin beyni çok yönlü düşünmek zorundadır. Keman öğrenimi ilk öncelikle doğru keman tutuş tekniği, keman çalarken sağ el yay tekniğinin düzgün kullanılması doğru nota okuma ve aynı zamanda metronomu iyi dinleyip ritim uyumunun yakalanması ile başlamaktadır. Verilen temel eğitimi doğru şekilde tamamlayan bir kursiyer, keman çalmanın keyfine hızlı bir şekilde ulaşabilir, bu keyfi hem kendisi, hem de çevresine tattırabilir!

İzmir Keman Kursu için en güvenli ve tecrübeli kursumuza buraya tıklayarak iletişime ulaşabilirsiniz.

 

 

Okumaya devam et
Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İzmir Mekanları

DÜĞÜN SALONLARI AÇILIŞ İÇİN ÖN TARİH BEKLİYOR

Published

on

By

KORONAVİRÜS TEDBİRLERİ KAPSAMINDA YAKLAŞIK 3 AYDIR KAPILARI KAPALI OLAN DÜĞÜN SALONU İŞLETMECİLERİ, FAALİYETE BAŞLAYACAKLARI TARİHİN ŞİMDİDEN DUYURULMASINI İSTİYOR. KORONAVİRÜS TEDBİRLERİ KAPSAMINDA FAALİYETLERİ DURDURULAN DÜĞÜN SALONLARININ, NORMALLEŞME TAKVİMİNDE YER ALMAYARAK BİR SÜRE DAHA HİZMET VEREMEYECEK OLMASI, GELİN VE DAMAT ADAYLARI KADAR SALON İŞLETMECİLERİNİ DE DÜŞÜNDÜRÜYOR.

Aylar öncesinden rezervasyon sistemiyle çalışan düğün salonu işletmecileri, mart ayından itibaren tarihleri belirlenen düğünleri yaza erteledi.İşletmeciler, yetkililerden yaz mevsimine girilmesi nedeniyle faaliyete geçecekleri günün belirlenmesini talep ediyor.

AA muhabirine açıklama yapan İstanbul Toplantı ve Düğün Salonu İşletmeleri Esnaf Odası (İSTDO) Başkanı Adem Sönmez, 1100 üyeyle birlikte 1 yıl boyunca bekledikleri düğün sezonunun geldiğini ancak belirsizlik içinde olduklarını söyledi. Sönmez, en büyük beklentilerinin düğün salonlarının açılış tarihlerinin belirlenmesi olduğunu belirterek, “Bizi diğer sektörlerden ayıran bir özelliğimiz var. Biz ön rezervasyonla çalışıyoruz. Haziran itibarıyla
söylenecek olan tarihi, biz ancak temmuz ayında uygulayabiliriz. Açılabileceğimiz tarihin ön tarihini bizimle paylaşabilirlerse hem düğün yapacak olan gelin ve damatlarımız ön hazırlıklarını yapar hem de sektördeki arkadaşlarımız Kovid-19 ile ilgili salonlarını hazırlayabilir.” dedi.

Adem Sönmez, düğünlerin Türk örf ve adetlerine özgü bir merasim olduğunu dile getirerek, bu merasimlerin aile yapısının dejenere olmaması ve milletin değer yargılarının korunması için önemli olduğunu anlattı. Evlenecek çiftlerin de bu durumdan olumsuz etkilendiğini aktaran Sönmez, “Çiftlerimiz daha önceden bizden almış oldukları rezervasyonlardan dolayı gelinlik hizmetini, organizasyon firmalarını bu tarihlere göre ayarladılar. Bazıları nikahlarını dahi yapıp evlerini kiraladılar. Şu anda boşu boşuna kira ödüyorlar. Onların da ekonomik kayıplarının önlemesi adına belirsizliğin ortadan kalkması için tarihler bir an önce belirlenmeli.” diye konuştu.

Kaynak: AA Haber

Okumaya devam et

İzmir Haber

Bakan Varank’tan İzmir’e yatırım müjdesi

Published

on

By

İzmir’in sadece yatırımla değil, inovasyonla da gelişmesi için İzmir Teknoloji Üssü projesine önem verdiklerini anlatan Bakan Varank, Kocaeli’nden İzmir’e teknoloji koridoru kurduklarını belirterek, “Bu koridorda oluşacak bilgi birikimiyle, küresel arenada rekabetçi bir teknoloji üssü oluşturmanın peşindeyiz. Ülkemizin üretken gençleri, tüm enerjilerini burada somut projelere dökecek ve kritik teknolojilerin geliştirilmesinde öncü rol oynayacak” dedi. Bakan Varank, TEKNOTEST İzmir’in yapım çalışmalarının sürdüğünü söyleyerek 11 milyon liralık bu yatırımın, 2021’in ilk çeyreğinde hizmete alınacağını açıkladı.

EBSO mayıs ayı meclis toplantısı Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katılımıyla gerçekleştirildi. EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ve meclis başkanı Salih Esen’in yanı sıra çok sayıda meclis üyesinin hazır bulunduğu toplantıda konuşan Bakan Varank, normalleşme sürecinde alınması gereken önlemlere yönelik bir kılavuz hazırladıklarını söyledi. Toplam 45 kuruluşun Covid-19 Güvenli Üretim Kalite Belgesi için başvurduğunu ifade eden Bakan Varank, İzmir’deki fabrikaların da bu belgeye sahip olmasının çok önemli olduğunu belirtti.

Bakan Varank, Covid-19’un meslek hastalığı sayılması talebi ile ilgili de Çalışma Bakanlığı ile görüşme yaptıklarını, bu konuda düzgün bir strateji uygulanması gerektiğini dile getirdi. Türk Standartları Enstitüsü (TSE) ile normalleşme sürecinde alınması gereken önlemlere yönelik kılavuz hazırladıklarını söyleyen Varank, “Bakanlık olarak sanayimiz için kritik bir adım atarak TSE ile birlikte normalleşme sürecinde, almanız gereken önlemlere yönelik bir kılavuz hazırladık. Tedbirleri yerine getiren firmalara, Covid-19 Güvenli Üretim Kalite Belgesi vereceğiz. Kılavuzu açıklayalı bir hafta olmasına ve araya bayram tatili girmesine rağmen, şimdiden 45 sanayi kuruluşu bu belgeyi almak için başvurdu.

Biz bu sayının katlanarak artmasını bekliyoruz. İzmir’deki fabrikaların bu belgeye sahip olması çok önemli. Böylece hem salgına karşı dayanıklılığınız artacak hem de iç ve dış piyasalarda rakiplerinize karşı üstünlük sağlayacaksınız. Turizm alanında da Kültür ve Turizm Bakanlığımız Sağlıklı Turizm Belgelendirme Programı başlattı. Bu kapsamda; konaklama ve yeme-içme tesisleri uluslararası standartlara göre değerlendiriliyor.

İlk belgeyi TSE Antalya’daki bir otele verdi. Böylece ilgili tesis, güvenilir olduğunu da kanıtlamış oldu. Böyle belgelere sahip tesisler, turistler açısından daha yoğun tercih edilecek. Turizmin başkentlerinden olan İzmir de bu fırsatı mutlaka değerlendirmeli. Normalleşme süreciyle birlikte inşallah ekonomik göstergelerimiz hızla toparlanacak ve kaldığımız yerden yolumuza devam edeceğiz. Bu süreçte İzmir, güçlü sanayisi ve AR-GE ekosistemiyle en önemli yol arkadaşlarımızdan biri olacak. Yarınları sizlerle birlikte şekillendirecek, dirsek temasında olmaya devam edeceğiz” dedi.

‘KUSURSUZA YAKIN YÖNETİM SERGİLEDİK’

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar’ın Covid-19’un meslek hastalığı sayılmaması konusundaki talebi üzerine Varank, konuyla ilgili Çalışma Bakanlığı ile görüşme yaptıklarını ifade etti. Uygulamanın meclisten kanun şeklinde geçmesinin dezavantajlı olabileceğini anlatan Varank, “Kanunun iptal edilmesi durumunda risk oluşabilir. Durum yeterli değilse güvenceyi sağlayacak şekilde mevzuat çalışmaları yapılabilir.

Bunu değerlendiriyoruz” diye konuştu. Koronavirüs salgınıyla mücadelede Türkiye’nin büyük bir başarı kaydettiğini ifade eden Varank, şöyle konuştu: “Doğru bildiklerimizi tekrar sınamaya tabi tuttuk. Ülkeler arasındaki gelişmişlik farklarının, böyle bir musibet karşısında anlamsız kaldığına hep birlikte şahit olduk. Hepimizi gururlandıran husus ise Türkiye’nin salgınla mücadelede sahada gösterdiği başarı oldu. Sağlıkta, sanayide, eğitimde, ulaştırmada, yani aklınıza gelebilecek her alanda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kusursuza yakın yönetim sergiledik.

Zamanında harekete geçtik, dinamik bir politika setini takip ettik. Vatandaşımızın sağlığı kadar, ekonomik sürdürülebilirliği de dikkate aldık. Sıkıntı çeken her kesime, işçisinden emeklisine, KOBİ’lerimizden girişimcilerimize toplumun tüm katmanlarına dokunduk. Bununla birlikte esnek üretim kabiliyetlerine sahip sanayimiz sayesinde de arz sıkıntısı çekmedik. Yeni normale giden yolda; reel sektörde kalıcı ve istikrarlı bir toparlanmaya ihtiyacımız var.

Bu sabah 2020’nin ilk çeyreğine ilişkin büyüme rakamı açıklandı. Yüzde 4.5’lik bu büyüme beklentilerimizle gayet uyumlu. Aslında geçen senenin eylül ayından itibaren, ekonomide güçlü bir canlanma söz konusuydu. Salgınla birlikte, bu eğilim mart ortasında kesintiye uğradı. Nisan ayında hem ülkelerin içe kapanması hem de alınan önlemler sebebiyle talepte ciddi daralmalar yaşandı. Mayıs ayında otomotiv ve tekstil fabrikaları yeniden işbaşı yaptı.

Ekonomik güven endeksi dipten dönüş sinyali verdi. Tüketicilerin ve üreticilerin ekonomiye duyduğu güven yeniden yükselmeye başladı.”

YEREL KALKINMAYA BÖLGESEL DESTEK

Ekonomide canlanmanın yaz aylarında hız kazanabileceğini belirten Bakan Varank, senaryonun geçerli olması halinde yılın son iki çeyreğinde sağlam bir toparlanma görülebileceğini dile getirdi. Salgın sonrası dönemle ilgili tahminlerde bulunan Bakan Varank şöyle devam etti:

“Şu an pek çok ülke talebi kısmış durumda. Ertelenmiş talep yeniden harekete geçtiğinde, sanayinin bu talebi en iyi şekilde karşılaması gerekiyor. Ayrıca tedarik zincirleri kanalıyla gelecek. Küresel şirketler, tek tedarikçiye bağlı olmanın taşıdığı riski bizzat yaşayarak acı bir biçimde öğrendiler. Dolayısıyla bu şirketler kendilerine yeni üretim ortakları aramaya başladı. Üretim kabiliyetlerimiz, lojistik altyapımız ve dinamik işgücümüzle bu şirketler için cazibe merkeziyiz. Sahip olduğumuz bu artıları, somut ve sonuç alabileceğimiz işlere dönüştürmeliyiz. Biz Bakanlık olarak üretimde istikrarı ve rekabeti artıracak politikalarla reel sektörün yanında olacağız. Katma değerli yerli üretimi Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi programıyla; yalın üretim ve dijital dönüşümü model fabrikalarla; inovatif fikirleri ve yeni girişimleri AR-GE desteklerimizle; üretken yatırımları teşvik belgelerimizle ve yerel kalkınmayı da bölgesel desteklerimizle hızlandırmaya devam edeceğiz.”

TEKNOLOJİ KORİDORU KURULACAK

İzmir sanayisinden beklentilerinin oldukça yüksek olduğunu anlatan Bakan Varank, Bu nedenle İzmir’e verilen yatırım teşviklerinin arttığına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Bu senenin ilk dört ayında İzmir’e verdiğimiz yatırım teşvikleri, geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 93 arttı. Bu teşvikler sayesinde 3 milyar liralık sabit yatırım hayata geçecek ve 4 bin vatandaşımıza yeni iş imkânları doğacak. Yatırım iştahınızın önümüzdeki süreçte de katlanarak artmasını bekliyoruz. İzmir sadece yatırımla değil, inovasyonla da gelişsin, kabiliyetlerini artırsın istiyoruz. İzmir Teknoloji Üssü projesini, Bilişim Vadisinin kurumsal gücüyle birleştirdik. Böylece Kocaeli’nden İzmir’e teknoloji koridoru kuruyoruz. Bu koridorda oluşacak bilgi birikimiyle, küresel arenada rekabetçi bir teknoloji üssü oluşturmanın peşindeyiz. Ülkemizin üretken gençleri, tüm enerjilerini burada somut projelere dökecek ve kritik teknolojilerin geliştirilmesinde öncü rol oynayacak.”

Kaynak: Hürriyet

Okumaya devam et

İzmir Haber

Pazarcı kadın şalvarın içinde doğurdu, bebeği tezgahın altına attı

Published

on

By

İzmir’in Tire ilçesinde pazarcı kadın, şalvarın içinde doğurduğu bebeğini şalvarıyla beraber tezgahının altına bıraktı. Çevredekilerin fark etmesiyle hastaneye kaldırılan bebek hayatını kaybetti.

Akıllara durgunluk veren olay İzmir Tire’de meydana geldi. Tire cuma pazarında pazarcılık yapan 29 yaşındaki Hatice D. isimli kadın, Türkocağı Caddesi üzerinde açtığı tezgahta sebze satıyordu.

İddiaya göre kadın, sabah saatlerinde tezgahın altına girerek şalvarının içinde doğum yaptı. Doğumun ardından şalvarına sardığı bebeği tezgahın altına bıraktı.

Bebek ağlayınca gerçek ortaya çıktı

Çevredeki diğer pazarcılar bebek ağlama sesi duyunca durumda şüphelendi ve tezgahın altında şalvara sarılıp atılmış bebeği buldu.

Hastanede hayatını kaybetti

Vatandaşlar durumu hemen 112’ye ve polise bildirdi. Olay yerine gelen 112 ekibi, tezgahın altındaki bebeği alarak Tire Devlet Hastanesi Acil Servisine götürdü.

Bebeğin hayatını kaybettiği öğrenilirken, kadın polis tarafından gözaltına alındı.

Kaynak: Sputnik

Okumaya devam et

Son Trend'ler