Connect with us

İzmir Haber

Bayram gelenekleri “sanal” dünyada da sürmeli önerisi…

Published

on

 

Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.

Dr. Ferah Onat, bayramda sokağa çıkma yasağı nedeniyle belki de çoğu kimsenin özellikle aile büyükleriyle bir arada olamayacağını hatırlatarak, “sanal” da olsa bayramlaşmanın önemini vurguladı. Onat, sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle çocuklarına, torunlarına hasret olan aile büyükleri için bunun daha da önemli olduğunu belirterek, onlara yanlarında olduğumuzu hissettirecek önerilerde bulundu.

Dünyada milyonlarca insan, korona virüsü salgınının yayılmasını önlemek için evinde kalıyor. Bunun fiziksel mesafeyi sınırlamak anlamına gelse de sosyal mesafeyi sınırlamak anlamına gelmediğine dikkat çeken Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ferah Onat, evlerde olan insanların, en temel ihtiyaçlarından olan sosyalleşmeyi birbirlerine sanal dünyada misafir olarak yaşadıklarını hatırlattı.

“Sanal da olsa birlikte geleneksel aile kahvaltımızı ekranların karşısında yapabiliriz”

Özellikle ülkemiz için büyüklerimizle, aile fertleriyle bir araya gelme anlamı taşıyan bayramı, bu yıl ilk defa sokağa çıkma yasağı ve seyahat kısıtlaması ile geçireceğimizi belirten Ferah Onat, “Özellikle mart ayı sonundan bu yana sokağa çıkma kısıtlaması olan 65 yaş üstü büyüklerimiz için bu çok daha önem taşıyor. Onlar, çocuklarıyla, torunlarıyla bir araya gelememenin hüznünü yaşarken biz de onlara olan zorunlu uzaklığın hasretini çekiyoruz. Bu bayram bir araya gelemesek de onlara yanlarında olduğumuzu hissettirmek için önceden özenle hazırlanmış, tüm ailenin bir arada olduğu kısa bir kutlama videosu gönderebiliriz. Bu video daha önceden düşünülmüş, evdeki herkesi gösteren, sevgi dolu duygularımızı aktaran bir video olabilir; ayrıca yine güzel giysilerimizi giyip onları bayram sabahı görüntülü arayabiliriz, sanal da olsa birlikte geleneksel aile kahvaltımızı ekranların karşısında birlikte yapabiliriz” dedi.

Dijital medyanın kişiler arası ilişkilerde sınırları kaldırmaya yardımcı olduğunu belirten Doç. Dr. Ferah Onat, “Gönüllü karantina ve sınırlı sokağa çıkma yasakları sürecinde büyüklerimizle sosyal mesafeyi korumak adına uzaktan görüşebildik. Mobil telefonlar üzerinden onlarla sohbet ettik, onlara misafir olduk, onlarla birlikte sanal dünyada yemek yaptık, biraz da olsa hasret giderdik. Aynı uygulamayı bayramda da sürdürelim ve sanal dünyada aile geleneklerimizi sürdürelim” diyerek önerilerde bulundu.

“Bayram sabahı hiçbir adet aksamasın”

Doç. Dr. Ferah Onat, sanal bayramlaşma için şöyle devam etti:

“Eskiden her bayram görüşülemeyen akrabalara bayram tebrik kartları atılırdı. Yine bu iletişim yolu kullanılabilir. İster dijital ortamda, isterse çocuklarımızla yapacağımız bayram kartlarını büyüklerimize bayram öncesinde ulaştırabiliriz. Kartların yanına iliştireceğimiz küçük hediyeler de onların bayram boyunca bizi hatırlamasını sağlayacaktır. Arife Günü, ailecek bayramda birlikte yapıp yediğimiz yemekleri telefonla onlardan tarif alarak yine ekranlar aracılığıyla beraber yapabiliriz. Hatta arife öncesinde sokağa çıkma yasağı başlamadan bu yemekleri yapıp aynı şehirdeysek onlara yollayabiliriz. Malzemelerin alınmasından ön hazırlıklara, pişirmeden sofraya sunmaya kadar her aşamada arayabilir, onlara gösterebiliriz. Bayram sabahı hiçbir adet aksamasın. Sabah erken kalkıp kahvaltıda birlikte görüntülü konuşarak, bu imkanımız yoksa sesli konuşarak kahvaltı yapabiliriz. Bayram sabahı ya da önceden özenle hazırlanmış, tüm ailenin bir arada olduğu kısa bir kutlama videosu gönderebiliriz. Bu video daha önceden düşünülmüş, evdeki herkesi gösteren, sevgi dolu duygularımızı aktaran bir video olabilir. Ayrıca yine güzel giysilerimizi giyip onları görüntülü arayabiliriz. Büyüklerimiz böylece videoyu tekrar tekrar izleyebilir. Ellerinde mobil telefon yoksa telefonla görüşmeler yapılmalı. Sosyal medya platformlarında geçmiş bayramlara ait güzel fotoğrafları paylaşarak güzel günleri anımsayabiliriz. Hatta yakın tarihte çekilmiş bazı fotoğrafları da bayram günü paylaşıp yakın zamanda tekrar kavuşacağımıza dair mesajlar verebiliriz. Uzaktaki görüşemediğimiz diğer akrabalarımızı da aramalıyız. Görüntülü arayacaksak önce arayıp görüntülü görüşmeye uygun olup olmadıklarını sormalıyız.”

kaynak: https://www.iha.com.tr/izmir-haberleri/bayram-gelenekleri-sanal-dunyada-da-surmeli-onerisi-2608906/

Okumaya devam et
Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İzmir Haber

Bakan Varank’tan İzmir’e yatırım müjdesi

Published

on

By

İzmir’in sadece yatırımla değil, inovasyonla da gelişmesi için İzmir Teknoloji Üssü projesine önem verdiklerini anlatan Bakan Varank, Kocaeli’nden İzmir’e teknoloji koridoru kurduklarını belirterek, “Bu koridorda oluşacak bilgi birikimiyle, küresel arenada rekabetçi bir teknoloji üssü oluşturmanın peşindeyiz. Ülkemizin üretken gençleri, tüm enerjilerini burada somut projelere dökecek ve kritik teknolojilerin geliştirilmesinde öncü rol oynayacak” dedi. Bakan Varank, TEKNOTEST İzmir’in yapım çalışmalarının sürdüğünü söyleyerek 11 milyon liralık bu yatırımın, 2021’in ilk çeyreğinde hizmete alınacağını açıkladı.

EBSO mayıs ayı meclis toplantısı Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katılımıyla gerçekleştirildi. EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ve meclis başkanı Salih Esen’in yanı sıra çok sayıda meclis üyesinin hazır bulunduğu toplantıda konuşan Bakan Varank, normalleşme sürecinde alınması gereken önlemlere yönelik bir kılavuz hazırladıklarını söyledi. Toplam 45 kuruluşun Covid-19 Güvenli Üretim Kalite Belgesi için başvurduğunu ifade eden Bakan Varank, İzmir’deki fabrikaların da bu belgeye sahip olmasının çok önemli olduğunu belirtti.

Bakan Varank, Covid-19’un meslek hastalığı sayılması talebi ile ilgili de Çalışma Bakanlığı ile görüşme yaptıklarını, bu konuda düzgün bir strateji uygulanması gerektiğini dile getirdi. Türk Standartları Enstitüsü (TSE) ile normalleşme sürecinde alınması gereken önlemlere yönelik kılavuz hazırladıklarını söyleyen Varank, “Bakanlık olarak sanayimiz için kritik bir adım atarak TSE ile birlikte normalleşme sürecinde, almanız gereken önlemlere yönelik bir kılavuz hazırladık. Tedbirleri yerine getiren firmalara, Covid-19 Güvenli Üretim Kalite Belgesi vereceğiz. Kılavuzu açıklayalı bir hafta olmasına ve araya bayram tatili girmesine rağmen, şimdiden 45 sanayi kuruluşu bu belgeyi almak için başvurdu.

Biz bu sayının katlanarak artmasını bekliyoruz. İzmir’deki fabrikaların bu belgeye sahip olması çok önemli. Böylece hem salgına karşı dayanıklılığınız artacak hem de iç ve dış piyasalarda rakiplerinize karşı üstünlük sağlayacaksınız. Turizm alanında da Kültür ve Turizm Bakanlığımız Sağlıklı Turizm Belgelendirme Programı başlattı. Bu kapsamda; konaklama ve yeme-içme tesisleri uluslararası standartlara göre değerlendiriliyor.

İlk belgeyi TSE Antalya’daki bir otele verdi. Böylece ilgili tesis, güvenilir olduğunu da kanıtlamış oldu. Böyle belgelere sahip tesisler, turistler açısından daha yoğun tercih edilecek. Turizmin başkentlerinden olan İzmir de bu fırsatı mutlaka değerlendirmeli. Normalleşme süreciyle birlikte inşallah ekonomik göstergelerimiz hızla toparlanacak ve kaldığımız yerden yolumuza devam edeceğiz. Bu süreçte İzmir, güçlü sanayisi ve AR-GE ekosistemiyle en önemli yol arkadaşlarımızdan biri olacak. Yarınları sizlerle birlikte şekillendirecek, dirsek temasında olmaya devam edeceğiz” dedi.

‘KUSURSUZA YAKIN YÖNETİM SERGİLEDİK’

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar’ın Covid-19’un meslek hastalığı sayılmaması konusundaki talebi üzerine Varank, konuyla ilgili Çalışma Bakanlığı ile görüşme yaptıklarını ifade etti. Uygulamanın meclisten kanun şeklinde geçmesinin dezavantajlı olabileceğini anlatan Varank, “Kanunun iptal edilmesi durumunda risk oluşabilir. Durum yeterli değilse güvenceyi sağlayacak şekilde mevzuat çalışmaları yapılabilir.

Bunu değerlendiriyoruz” diye konuştu. Koronavirüs salgınıyla mücadelede Türkiye’nin büyük bir başarı kaydettiğini ifade eden Varank, şöyle konuştu: “Doğru bildiklerimizi tekrar sınamaya tabi tuttuk. Ülkeler arasındaki gelişmişlik farklarının, böyle bir musibet karşısında anlamsız kaldığına hep birlikte şahit olduk. Hepimizi gururlandıran husus ise Türkiye’nin salgınla mücadelede sahada gösterdiği başarı oldu. Sağlıkta, sanayide, eğitimde, ulaştırmada, yani aklınıza gelebilecek her alanda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kusursuza yakın yönetim sergiledik.

Zamanında harekete geçtik, dinamik bir politika setini takip ettik. Vatandaşımızın sağlığı kadar, ekonomik sürdürülebilirliği de dikkate aldık. Sıkıntı çeken her kesime, işçisinden emeklisine, KOBİ’lerimizden girişimcilerimize toplumun tüm katmanlarına dokunduk. Bununla birlikte esnek üretim kabiliyetlerine sahip sanayimiz sayesinde de arz sıkıntısı çekmedik. Yeni normale giden yolda; reel sektörde kalıcı ve istikrarlı bir toparlanmaya ihtiyacımız var.

Bu sabah 2020’nin ilk çeyreğine ilişkin büyüme rakamı açıklandı. Yüzde 4.5’lik bu büyüme beklentilerimizle gayet uyumlu. Aslında geçen senenin eylül ayından itibaren, ekonomide güçlü bir canlanma söz konusuydu. Salgınla birlikte, bu eğilim mart ortasında kesintiye uğradı. Nisan ayında hem ülkelerin içe kapanması hem de alınan önlemler sebebiyle talepte ciddi daralmalar yaşandı. Mayıs ayında otomotiv ve tekstil fabrikaları yeniden işbaşı yaptı.

Ekonomik güven endeksi dipten dönüş sinyali verdi. Tüketicilerin ve üreticilerin ekonomiye duyduğu güven yeniden yükselmeye başladı.”

YEREL KALKINMAYA BÖLGESEL DESTEK

Ekonomide canlanmanın yaz aylarında hız kazanabileceğini belirten Bakan Varank, senaryonun geçerli olması halinde yılın son iki çeyreğinde sağlam bir toparlanma görülebileceğini dile getirdi. Salgın sonrası dönemle ilgili tahminlerde bulunan Bakan Varank şöyle devam etti:

“Şu an pek çok ülke talebi kısmış durumda. Ertelenmiş talep yeniden harekete geçtiğinde, sanayinin bu talebi en iyi şekilde karşılaması gerekiyor. Ayrıca tedarik zincirleri kanalıyla gelecek. Küresel şirketler, tek tedarikçiye bağlı olmanın taşıdığı riski bizzat yaşayarak acı bir biçimde öğrendiler. Dolayısıyla bu şirketler kendilerine yeni üretim ortakları aramaya başladı. Üretim kabiliyetlerimiz, lojistik altyapımız ve dinamik işgücümüzle bu şirketler için cazibe merkeziyiz. Sahip olduğumuz bu artıları, somut ve sonuç alabileceğimiz işlere dönüştürmeliyiz. Biz Bakanlık olarak üretimde istikrarı ve rekabeti artıracak politikalarla reel sektörün yanında olacağız. Katma değerli yerli üretimi Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi programıyla; yalın üretim ve dijital dönüşümü model fabrikalarla; inovatif fikirleri ve yeni girişimleri AR-GE desteklerimizle; üretken yatırımları teşvik belgelerimizle ve yerel kalkınmayı da bölgesel desteklerimizle hızlandırmaya devam edeceğiz.”

TEKNOLOJİ KORİDORU KURULACAK

İzmir sanayisinden beklentilerinin oldukça yüksek olduğunu anlatan Bakan Varank, Bu nedenle İzmir’e verilen yatırım teşviklerinin arttığına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Bu senenin ilk dört ayında İzmir’e verdiğimiz yatırım teşvikleri, geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 93 arttı. Bu teşvikler sayesinde 3 milyar liralık sabit yatırım hayata geçecek ve 4 bin vatandaşımıza yeni iş imkânları doğacak. Yatırım iştahınızın önümüzdeki süreçte de katlanarak artmasını bekliyoruz. İzmir sadece yatırımla değil, inovasyonla da gelişsin, kabiliyetlerini artırsın istiyoruz. İzmir Teknoloji Üssü projesini, Bilişim Vadisinin kurumsal gücüyle birleştirdik. Böylece Kocaeli’nden İzmir’e teknoloji koridoru kuruyoruz. Bu koridorda oluşacak bilgi birikimiyle, küresel arenada rekabetçi bir teknoloji üssü oluşturmanın peşindeyiz. Ülkemizin üretken gençleri, tüm enerjilerini burada somut projelere dökecek ve kritik teknolojilerin geliştirilmesinde öncü rol oynayacak.”

Kaynak: Hürriyet

Okumaya devam et

İzmir Haber

Pazarcı kadın şalvarın içinde doğurdu, bebeği tezgahın altına attı

Published

on

By

İzmir’in Tire ilçesinde pazarcı kadın, şalvarın içinde doğurduğu bebeğini şalvarıyla beraber tezgahının altına bıraktı. Çevredekilerin fark etmesiyle hastaneye kaldırılan bebek hayatını kaybetti.

Akıllara durgunluk veren olay İzmir Tire’de meydana geldi. Tire cuma pazarında pazarcılık yapan 29 yaşındaki Hatice D. isimli kadın, Türkocağı Caddesi üzerinde açtığı tezgahta sebze satıyordu.

İddiaya göre kadın, sabah saatlerinde tezgahın altına girerek şalvarının içinde doğum yaptı. Doğumun ardından şalvarına sardığı bebeği tezgahın altına bıraktı.

Bebek ağlayınca gerçek ortaya çıktı

Çevredeki diğer pazarcılar bebek ağlama sesi duyunca durumda şüphelendi ve tezgahın altında şalvara sarılıp atılmış bebeği buldu.

Hastanede hayatını kaybetti

Vatandaşlar durumu hemen 112’ye ve polise bildirdi. Olay yerine gelen 112 ekibi, tezgahın altındaki bebeği alarak Tire Devlet Hastanesi Acil Servisine götürdü.

Bebeğin hayatını kaybettiği öğrenilirken, kadın polis tarafından gözaltına alındı.

Kaynak: Sputnik

Okumaya devam et

İzmir Haber

Banu Özdemir tahliye edildi

Published

on

By

Cami hoparlörlerinden ‘Çav Bella’ marşı çalınmasına ilişkin sosyal medyada yaptığı paylaşım nedeniyle tutuklanan eski CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Banu Özdemir, tahliye edildi.

İzmir’de, geçtiğimiz günlerde bazı camilerden korsan müzik yayını yapılmasıyla ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında, söz konusu anları sosyal medya hesabında paylaştıktan sonra gözaltına alınan CHP İzmir eski İl Başkan Yardımcısı Banu Özdemir, çıkarıldığı 3. Sulh Ceza Hakimliği tarafından Türk Ceza Kanunu’nun 216/3 maddesi kapsamında “Dini değerleri alenen aşağılamak” suçundan tutuklandı.

TAHLİYE KARARI VERİLDİ

Özdemir’in avukatı Süleyman Karadağ, müvekkilinin tutuklanmasına itiraz ederken, itirazı inceleyen 4. Sulh Ceza Mahkemesi, bu aşamada adli kontrol tedbirlerinin yeterli olmayacağı gerekçesiyle tutuklamanın kaldırılması yönündeki talebin reddine karar vermişti.

Özdemir hakkında “halkı alenen kin ve düşmanlığa tahrik etme” suçundan hazırlanan iddianame, İzmir 50. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi ve tahliye kararı verildi.

Tahliye edilen Özdemir’in önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkması bekleniyor.

 

Kaynak: Sözcü

Okumaya devam et

Son Trend'ler