Connect with us

Gündem

Bir annenin korona isyanı: ‘Anneler gününü çocuklarım olmadan geçirdim, bayrama da onlarsız girmek istemiyorum’…

Published

on

Antalya’dan yaklaşık 1,5 ay önce Ankara’ya giden kızlarının seyahat kısıtlaması nedeniyle orada kaldıklarını belirten 2 çocuk annesi kadın, kızlarına kavuşmak için gün sayıyor. Tüm başvurulara rağmen kızları için seyahat izin belgesi alamadıklarını ileri süren Algür, “Anneler gününü onlarsız geçirdim, bayrama da onlarsız girmek istemiyorum” diyerek gözyaşı döktü.

Antalya’da anneleriyle birlikte yaşayan Deniz Zorlu (20) ve kardeşi Sevim Melis Zorlu (19), Nisan ayının başında, Ankara’nın Çankaya ilçesindeki kız arkadaşlarının yanına gitti. İçişleri Bakanlığınca Korona Virüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında 30 büyükşehir ve Zonguldak için getirilen seyahat kısıtlamasıyla birlikte genç kızlar, anneleri Zeynep Algür’den (38) yardım istedi. Kısıtlamaya saatler kala mesafe hesabı yapan Algür, ne kızlarını oradan bir araca bindirebildi, ne de kendi gidip alabildi. Aradan geçen günler sonrası aralarında Antalya’nın da bulunduğu seyahat kısıtlama kaldırımıyla umutlanan anne Algür, Ankara’da kısıtlamanın devam etmesiyle yine umutsuzluğa kapıldı. İddiaya göre, sokağa çıkma yasağı bulunan 19 yaşındaki Sevim Melis Zorlu, sağlık sorunlarını sebep gösterip ablası Deniz Zorlu’yla birlikte seyahat izin belgesi için E-Devlet hesabı üzerinden başvuruda bulundu ancak ret cevabı aldı. Ablasının e-Devlet şifresi olmadığı için, 18 mayıs pazartesi günü, kalacak yerinin olmadığını beyanat ederek bir başvuruda daha bulunan Sevim Melis Zorlu’ya, yine olumsuz cevap verildi. Kızlarının dönemediğini öğrenen anne, devlet yetkililerinden yardım talep etti.

“Bu çocukların ikametgah adresi burası”

İhlas Haber Ajansı’na (İHA) konuşan Algür, yaklaşık 1,5 aydır kızlarını göremediğini ve yetkililerden yardım beklediğini dile getirdi. Bir çok başvuru yaptığını belirten Algür, “Her gün e-Devlet üzerinden, 199 üzerinden birçok başvuru yapmamıza rağmen olumlu sonuç alamadık. Orada kalacak yerleri olamamasını söylememize rağmen, her defasında ret cevabı alıyoruz. Çocuklarımın ikametgah adresi burası. Antalya’da yasak kalktı ama Ankara’da kalkmadı. Antalya’nın yasakları kalktığı günden bu yana sürekli otobüs ya da özel araçla almayı deniyoruz. İzin taleplerinde bulunuyoruz. ‘En azından Sivrihisar’a kadar gelsinler, ben gidip alayım’ diyorum ama hiçbir yerden olumlu dönüş alamadım.” dedi.

“Anneler gününü onlarsız geçirdim, bayramı da onlarsız geçirmek istemiyorum”

Kızlarını çok özlediğini gözleri dolarak anlatan anne, “Anneler gününü onlarsız geçirdim, bayrama da onlarsız girmek istemiyorum. Telefonla görüşüyoruz sadece. Ama yetmiyor yani. Sonuçta çocuğunuz ama kokusunu duymak istiyorsunuz. 19-20 yaşında olsalar da bir anne için çocuk onlar. Evim bomboş ve sessiz. Sabahlara kadar uyuyamıyorum. Onlar da ‘anne çok özledik’ diyor. Arkadaşlarının evinde bodrum katta kalıyorlar ve küçük bir pencereleri var. 19 yaşındaki kızım sokağa çıkma yasağı olduğundan dolayı güneş göremediğini söylüyor. Evin balkonu yok, en azından burada balkonda oturabildiğini söylüyordu.” diye konuştu.

Mayıs ayında çıkan deprem açıklamalarıyla korkmaya başladığını da sözlerine ekleyen Algür, “Mayıs ayında deprem söylentileri vardı. Bu yüzden korku yaşadım. Bir anne ölmek bile istese, çocuklarıyla beraber ölmek ister. Çünkü orada bodrum katta bir evde kalıyorlar. Korkuyorum. Ben sadece çocuklarımı istiyorum. İzin verirlerse ben Ankara içinden ya da sınırdan alabilirim. Dilerlerse getirebilirler. Bir şekilde gelmelerini istiyorum. “ diyerek, yetkililerden çözüm bulunması ricasında bulundu.

kaynak:https://www.iha.com.tr/haber-bir-annenin-korona-isyani-anneler-gununu-cocuklarim-olmadan-gecirdim-bayrama-da-onlarsiz-girmek-istemiyorum-846015/

Okumaya devam et
Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Siyaset

MHP’li Osmanağaoğlu: CHP’liler Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün isminin çöplere atılmasına göz yummuşlardır

Published

on

By

MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, Atatürk imzalı ve Türk bayraklı maske dağıtılmasına ilişkin, “CHP’li statü sahipleri, maalesef sosyal medyada üç beş beğeni almak uğruna ay yıldızlı bayrağımızın ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün isminin çöplere atılmasına göz yummuşlardır” dedi.

Osmanağaoğlu, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, İzmir’in son aylarda olumsuzluklarla gündeme geldiğini belirterek, kentin siyaset tacirlerinin rant ve ikbal arama merkezi haline dönüştüğünü savundu.

“Güzel İzmir’imizin, güzellikleriyle değil de çarpık bir zihniyetin pençesinde kıvranışıyla gündeme gelmesi herkesi olduğu gibi bizleri de derinden üzmektedir” diyen Osmanağaoğlu, İzmir’in, İzmirlinin geleceğinden çalan yerel yönetimiyle, meydana gelen su baskınlarıyla, içme suyu kesintileriyle, içme suyu havzasına yapılmak istenen çöp tesisiyle gündeme geldiğini öne sürdü.

Osmanağaoğlu, şunları dile getirdi:

“İzmir şehri, Tunç Soyer isimli bir siyasi karikatür ile beraber anılmaya mahkum edilmiştir. Kurtuluş Savaşı’nı yürüten TBMM’nin yüzüncü kuruluş yıl dönümünde Çav Bella marşı çalarak İzmir sokaklarında dolaşan bu karikatür, bu şehrin tarihine ihanet etmektedir. ‘İzmir’in dağlarında açan çiçeklere gönül veremeyenler, yüreğini İkinci Dünya Savaşı esnasında partizanların dolaştığı İtalya dağlarına kaptırmıştır. Bu şehrin yalçın zirvelerinde işgale başkaldırmış efeleri bilmeyen Tunç Soyer, ‘Çav Bella’ eşliğinde dağda teröristlik yapan eşkıyaya yanaşmıştır. Kısacası Tunç Soyer, gerillanın, teröristin, partizanın her türlüsünü sevmektedir.”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu Meclisi ‘Çav Bella’ ile anan Soyer’in yine bir başka rezalete imza attığını fakat bu kez rezalette söz konusu olanın sadece kendi imzası değil, bu kez “kepazeliğine” Atatürk’ün imzasını da Türk bayrağını da alet ettiğini savunan Osmanağaoğlu, “Tunç Soyer, millete dağıttığı, takriben iki-üç saat sonrasında işlevsiz hale geldiği için çöpe gidecek bir maskenin üzerine kutsal değerlerimizi yerleştirebilmektedir. Bu pervasızlığa alet olan ve bu maskeleri takarak rezalete ortak olan CHP’li statü sahipleri, maalesef sosyal medyada üç beş beğeni almak uğruna ay yıldızlı bayrağımızın ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün isminin çöplere atılmasına göz yummuşlardır” diye konuştu.

‘Bu, hiç kimsenin haddi de hakkı da değildir’

‘Maske faciasını, Atatürk’ün hemşehrisi olmakla övündüğü İzmir’in hiçbir evladının ve büyük Türk milletinin hiçbir ferdinin kesinlikle kabul etmeyeceğini’ söyleyen Osmanağaoğlu, şunları kaydetti:

“Soyer’in sebep olduğu bu tablo, Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılamak ve tahkir etmektedir. Bu, hiç kimsenin haddi de hakkı da değildir. Milli değerlerimizi itibarsızlaştırmaya yönelik bütün adımlar, milletin öfkesi altında paramparça olmaya mahkumdur. Lansman çalışmaları düzenleyerek, ambalaj parlatarak, PR oyunları tertip ederek İzmir’i kandıracağını sananlar fena halde yanılmaktadır fakat bu çiğ gayretlerini, Türk bayrağı ve Atatürk ismi altında kamufle edeceğini zannedenler, kutsal değerlerle oynayınca nasıl bir tokat yiyeceklerinin farkında değildir. İçi kof, ruhu boş, zihinleri kirli, söylemleri zehirli reklam guruları, aziz Türk milletinin nefretinde boğulmaya mahkumdur.”

‘Kutsalları ucuz siyasetine alet eden Soyer’in, milli değerleri maske gibi tek kullanımlık sarf malzemesi üzerinde kullanmasının manidar bir tesadüf olduğunu’ söyleyen Osmanağaoğlu, Atatürk’ün isminin onlar açısından yalnızca kullanışlı bir maske olduğunu fakat o maskenin artık kullanışlı olmaktan çıktığını öne sürdü.

Osmanağaoğlu, Meclis’te CHP milletvekillerince kullanılan ve dağıtılan söz konusu maskenin çöpe atıldığını belirterek, çöpteki Türk bayraklı ve Atatürk imzalı maskeyi de gazetecilere gösterdi.  Osmanağaoğlu, maskeler Genel Kurulda dağıtılırken de CHP milletvekili arkadaşlarını uyardığını kaydetti.

PKK’nın 3 yıl önce İzmir Adliyesi’ne düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden polis memuru Fethi Sekin’in isminin verildiği feribot, iki gün önce törenle denize indirilmişti. Tören sırasında Soyer ve bazı belediye görevlilerinin üzerinde Atatürk imzası bulunan kırmızı maskeler taktığı görülmüştü.

Kaynak: Sputnik

Okumaya devam et

Gündem

Konut kredisi başvuruları ne zaman başlayacak? Konut kredisi başvuru şartları neler?

Published

on

By

Devlet destekli kamu bankalarının başlattığı konut kredisi başvuruları başlıyor. Salgın nedeniyle ekonomik olarak güçlük çeken vatandaşlara kolaylık sağlamak adına Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank tarafından konut kredisi imkanı sunuluyor. 12 aya kadar ödemesiz ve 15 yıla varan vade fırsatı ile kredi kullanılabilecek. Peki konut kredisi başvuruları ne zaman başlayacak? Konut kredisi başvuru şartları neler?

Vatandaşlara sağlanan konut destek kredisinde detaylar belli oldu. Kamu bankalarının 2. el ve 0 konutlar için sağladığı kredilerde 15 yıla varan vade ve 12 aya kadar ödemesiz destek imkanı sunuluyor. Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank’ın konut destek kredisi için başvurular ise 2 Haziran’da başlıyor. Kamu bankalarına konut kredisi için başvuruda bulunacak olanlar başvuru şartlarına ve bankaların başvuru sayfalarına haberimizden erişebilirler. İşte 2020 konut kredisi başvuru işlemleri…

KAMU BANKALARINDAN KONUT KREDİSİ DESTEĞİ

Birinci el/sıfır veya ikinci el konut alımlarında düşük faiz oranı ve 12 aya kadar ödemesiz dönemi olan 15 yıla varan vade ile finansman imkanı sunulacak.

Müşteri başına verilebilecek kredi miktarı sınırlandırılmış olup; üç büyük ilde (İstanbul, Ankara ve İzmir) krediye konu olacak konutlar için 750 bin TL, diğer şehirler için ise en fazla 500 bin TL’ye kadar kredi kullanılacak. Kredi kullanımında %10’dan başlayan, düşük özkaynak/peşinat oranı uygulanacak.

Bu kapsamda birinci el/sıfır konutlar için azami 12 ay ödemesiz dönemli, 15 yıla kadar vade ve aylık %0,64 faiz oranı ile finansman imkanı sunulacak.

AZAMİ 12 AY ÖDEMESİZ DÖNEMLİ

İkinci el konutlar için azami 12 ay ödemesiz dönemli, azami 15 yıl vade ve aylık %0,74 faiz oranı ile finansman imkanı sunulacak.

Kaynak: https://www.sozcu.com.tr/2020/ekonomi/konut-kredisi-basvurulari-ne-zaman-baslayacak-konut-kredisi-basvuru-sartlari-neler-5849343/

 

Okumaya devam et

Gündem

Konuşmaya gittiği sevgilisinin 10 yaşındaki yeğenini vurdu

Published

on

By

 

Kocaeli’nin İzmit ilçesinde bir şahıs konuşmak için evine gittiği sevgilisinin 10 yaşındaki yeğenini silahla yaraladı. Boynundan vurulan çocuk ağır yaralandı. Olayın ardından kaçan şüpheli, sevgilisi ile birlikte yakalandı

Kocaeli’nin İzmit ilçesinde bir şahıs konuşmak için evine gittiği sevgilisinin 10 yaşındaki yeğenini silahla ağır yaraladı.

Akılalmaz olay, İzmit’in Doğan Mahallesi Şeker Sokağı’nda meydana geldi. İHA’nın haberine göre, 25 yaşındaki V.V., ismi öğrenilemeyen sevgilisi ile konuşmak için yaşadığı eve gitti. Evin bahçesine girip, bir süre evi seyreden V.V., daha sonra henüz bilinmeyen bir nedenle cebinden çıkarttığı tabanca ile rastgele ateş etti.

V.V.’nin silahından çıkan kurşun 10 yaşındaki M.Ö.’ye isabet etti. Boynundan vurulan küçük çocuk ağır yaralandı. Silah sesini duyan vatandaşlar durumu 112’ye bildirdi. Bu sırada V.V., silahla yaraladığı küçük çocuğu olay yerine geldiği ticari taksi ile İzmit ilçesinde bulunan özel bir hastaneye götürdü.

Küçük çocuğu hastaneye bırakan şahıs, daha sonra kayıplara karıştı. Olay yerine intikal eden polis ekipleri inceleme başlattı. Evin çevresinde yapılan araştırmalarda şahsın küçük çocuğu vurduğu tabanca bulundu. V.V., ekiplerin düzenlediği operasyonla İzmit ilçesinde bir evde küçük çocuğun teyzesi olan sevgilisi ile birlikte yakalandı. Gözaltına alınan V.V. polis merkezine götürüldü.

Kaynak: HaberTürk

 

Okumaya devam et

Son Trend'ler