Connect with us

Gündem

Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tezer’den ‘seyahat kısıtlaması’ açıklaması

Published

on

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Tezer, koronavirüs tedbirleri kapsamında daha önce uygulanan seyahat kısıtlamasının tekrar gelebileceğini işaret etti. Prof. Dr. Tezer, “Büyük şehirlerde özellikle vaka artışlarının olduğunu biliyoruz. İstanbul gibi, İzmir gibi, Bursa gibi bu bölgelerden başka bölgelere vaka geçişlerinin olmaması açısından elbette ki kısıtlamalar tekrar ilk günlerde yapıldığı gibi değerlendirilebilir” dedi.

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve Gazi Üniversitesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hasan Tezer, koronavirüsün bulaşıcılık hızının çok yüksek olduğunu, normal grip virüsünden çok daha fazla bulaşıcılığının olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Tezer, “Belki ölüm oranlarımız yüksek değil; ama çok hasta olmasına sebep oluyor. Bir ailede bir anda bütün aile fertlerinin enfeksiyonu kapması gerçekleşiyor. Tabii oran arttıkça, hasta sayısı arttıkça risk grubundaki kişilerin de etkilenmesi meydana geliyor” diye konuştu.

‘HASTANELERDEKİ YOĞUNLUĞU AZALTMALIYIZ’

Prof. Dr. Tezer, tüm Türkiye’de vaka artışının olduğunu; ama özellikle büyük şehirlerde hastanelerde yığılmalar olduğunu belirterek, yatak sayılarında ve yoğun bakım hastalarında artış olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Tezer, “Avrupa’da mart-nisan aylarında hastanelerdeki yığılmaları gördük. Bunların olmaması için aslında kısıtlamalar tekrar gündeme geldi ve uygulanmaya başladı. Tabii bunlar kısmi kısıtlamalar. Tam anlamıyla yapılan kısıtlamalar değil. Vaka artışları devam ederse başka kısıtlamalar da gündeme gelecektir. Çünkü hastane yoğunluğunu azaltmamız gerekiyor. Ağır hasta sayısının artmaması gerekiyor. Her ülkede olduğu gibi Türkiye’de de sağlık altyapımız ne kadar iyi olsa da bir noktadan sonra tıkanmaya sebep olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

SEYAHAT KISITLAMASI İŞARETİ

Söz konusu tedbirlerin etkisini en erken 10 gün sonra görmeye başlayacaklarına dikkat çeken Prof. Dr. Tezer, “10 gün sonra vaka sayılarımız, ağır hasta sayımız artmaya devam ediyorsa tekrar değerlendirmek kaçınılmaz olacaktır. Mayıs-nisan aylarında hafta sonları sokağa çıkma kısıtlamaları olmuştu. Daha toplu halde kısıtlamalar birçok alanda gerçekleşmişti. Bu uygulamalar neticesini vermezse tekrar onlar gündeme gelecektir. Her ilin kendi pandemi kurulları var. Kendi bölgelerindeki değerlendirmeleri yapıyorlar ve kendi mahallelerinde, apartmanlarında gerekirse karantina işlemleri uygulanıyor, belirli kurallar alınıyor. Ancak Sayın Sağlık Bakanı’nın ifade ettiği gibi aslında tüm Türkiye’de vakalar var, belli bölgelerde daha az var; ama belli bölgelerde büyük şehirlerde özellikle vaka artışlarının olduğunu biliyoruz. İstanbul gibi, İzmir gibi, Bursa gibi bu bölgelerden başka bölgelere vaka geçişlerinin olmaması açısından elbette ki kısıtlamalar tekrar ilk günlerde yapıldığı gibi değerlendirilebilir; ama önümüzdeki günleri görmek lazım. Mevcut alınan önlemlerle vaka sayıları azalıyor mu görerek bunlara karar vermek lazım” diye konuştu.

‘EV ZİYARETLERİNİ ACİLEN KESMEMİZ GEREKİYOR’

Prof. Dr. Tezer, virüsün canlı organizma ile beslendiğini hatırlatarak, ev ziyaretlerinin etkisine dikkat çekti. Prof. Dr. Tezer, “Ev ziyaretlerini acilen kesmemiz gerekiyor. Komşunuzu ya da akrabanızı ziyarete gidiyorsunuz. İnsanlar sanki ‘benim akrabam bana bulaştırmaz, benim çocuğum bana bulaştırmaz’ düşüncesiyle bu kalabalık ortamlarda maskelerini çıkartıp oturabiliyorlar. Bu ortamlarda da maskelerin çıkartılmaması gerekiyor. Mümkünse ziyaretlerin hiç olmaması gerekiyor. Lütfen 10 kişiden fazla bir ortamda, bir ev içerisinde bulunulmasın. Bu olduğu sürece maskenizi takmazsanız temasınıza dikkat etmezseniz, ellerinizi yıkamazsanız ve sık temas edilen yerleri temizlemezseniz bulaşıcılık artacaktır. Önümüzdeki günlerde bu rakamlar çok daha fazla olacaktır. Rakamın fazla olması tolore edilebilir; ama ölümler de beraberinde maalesef ve maalesef kaçınılmaz olacaktır” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: Hürriyet

Okumaya devam et
Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Kayınvalideden damada şok suçlama: Kızıma astım ilacı diye uyuşturucu verdi

Published

on

By

Adana’da bir kadın, 3 yıldır yatalak olan kızını cezaevindeki damadının astım ilacı diye uyuşturucu vererek bu hale getirdiğini ileri sürdü. Kızının bu nedenden dolayı yatalak kaldığını söyleyen acılı anne “Ben kızıma kıyamazken kocası bu hale getirdi. Kızım 3 yıldır ne konuşabiliyor ne kalkabiliyor, yatağa mahkum” ifadelerinde bulundu.

Merkez Seyhan ilçesinde yaşayan Nurseren Kurtuluş (30) 7 yıl önce V.K. ile evlendi. Ancak evlendikten sonra uyuşturucu bağımlısı olan eşiyle uyuşturucu kullandığı için tartışan kadın eşi tarafından sürekli darbedildi. Bu arada Nurseren Kurtuluş bir taraftan astım hastalığıyla mücadele ediyordu.

İLAÇ YERİNE VERDİ

İddiaya göre, kocası genç kadına bu süreçte astım ilacı diye uyuşturucu vermeye başladı. Bu nedenle genç kadın uyuşturucu bağımlısı oldu. Genç kadın, eşi bağımlı olduğu için evdeki eşyaları da satmaya başlayınca artık dayanamayarak kızı Aysel Kurtuluş’u (6) da alarak annesi Necla Çatalkafa’nın (58) evine geldi.

YATALAK KALDI

3 yıl önce Nurseren Kurtuluş, annesinin evindeyken uyuşturucu krizi geçirip bayıldı. Annesi kızını hastaneye yetiştirdi ancak genç kız uyuşturucuya bağlı olarak yatalak kaldı. Şimdi boynundan aşağısı tutmayan genç kadın ve onun 6 yaşındaki kızına anne Necla Çatalkafa bakıyor. Koca ise bir süre önce hırsızlık suçundan cezaevine girdi.

“BEN KIZIMA KIYAMAZKEN KOCASI ONU BU HALE GETİRDİ”

Necla Çatalkafa kızının evlenene kadar tek sorununun astım olduğunu belirterek, “Kızım astımını da ilaç kullanarak idare ediyordu. Ancak evlendikten sonra kızım hep kötüye gitti. Kocası kızıma astım ilacı diye uyuşturucu vermiş. Doktor raporunda da bu yer aldı. Ben kızıma kıyamazken kocası kızımı bu hale getirdi. Daha önce uyuşturucu kullandığı için kızımı darp da edermiş. Ancak biz bunları sonra öğrendik. Ben damadımdan kızımı bu hale getirdiği için şikayetçi oldum. Kızım 3 yıldır ne konuşabiliyor ne de ayağa kalkabiliyor. Genç yaşında yatağa mahkum oldu” dedi.

Genç kadının 6 yaşındaki kızı ise annesini bebek gibi sevip onun bir an önce ayağa kalkmasını istiyor.

Kaynak:sondakika

Okumaya devam et

Son Trendler